Avrupa Komisyonu 2021 yılı 24 Şubat tarihinde iklim değişikliğinin kaçınılmaz etkilerine hazırlanma yolunu düzenlediği yeni AB İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi'ni kabul etti.

 

Ölümcül sıcak hava dalgaları ve yıkıcı kuraklıklardan, yok olmuş ormanlara ve yükselen deniz seviyelerinin aşındırdığı kıyı şeridine kadar çeşitli sonuçlarıyla iklim değişikliği Avrupa'da ve dünya çapında şimdiden bedel ödetmeye başladı. 2013 İklim Değişikliği Uyum Stratejisi üzerine inşa edilen iklimle ilgili yeni stratejilerin temel amacı, asıl odağı sorunu anlamaktan çözüm geliştirmeye kaydırmak ve planlamadan uygulamaya geçmektir.

Avrupa Yeşil Mutabakatı’ndan (European Green Deal) sorumlu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans “Avrupa’nın Yeni İklim Stratejisi” ile ilgili olarak şunları söyledi: “COVID-19 salgını, yetersiz hazırlığın korkunç sonuçları olabileceğinin sert bir hatırlatması oldu. İklim krizine karşı aşı yok ancak yine de onunla savaşabilir ve kaçınılmaz etkilerine hazırlanabiliriz. İklim değişikliğinin etkileri hem Avrupa Birliği içinde hem de dışında zaten hissediliyor. Yeni iklim uyum stratejisi, hazırlıkları hızlandırmak ve derinleştirme konusunda daha iyi yol almamızı sağlayacak. Bugün hazırlanırsak, yarın da iklime dirençli bir ortam inşa edebiliriz. "

 

Fotoğraf 1: Avrupa Yeşil Mutabakatı’ndan (European Green Deal) sorumlu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans’ın AB İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi konuşması-Brüksel

 

İklim değişikliğine bağlı aşırı hava koşullarından kaynaklanan ekonomik kayıplar artıyor. AB'de bu kayıplar tek başına halihazırda yılda ortalama 12 milyar Euro'nun üzerindedir. İhtiyatlı tahminlere göre küresel sıcaklıklar sanayi öncesinden  3°C daha fazla olursa bugünün AB ekonomisi yıllık en az 170 milyar € zarar edecektir. İklim değişikliği sadece ekonomiyi değil, aynı zamanda giderek artan şekilde sıcak hava dalgalarından muzdarip olan Avrupalıların sağlık ve refahını da etkilemektedir. Hatta bu tahminleri doğrular nitelikte olan bir olay da şudur: 2019 yılında dünya çapında yaşanmış en ölümcül doğal afet,  2500 ölümle sonuçlanan Avrupa sıcak hava dalgasıydı.

 

Fotoğraf 2: 26 Temmuz 2019 tarihinde Fransa’da görülen hava sıcaklıkları

 

İklim değişikliğine uyum konusundaki eylemler, toplumun tüm kesimlerini ve AB içindeki ve dışındaki tüm yönetişim düzeylerini kapsamalıdır. İklim etkileri ve uyum çözümleri hakkındaki bilgileri geliştirerek iklime dirençli bir toplum oluşturmak için çalışmalıyız. Bunun için uyum planlaması ve iklim riski değerlendirmeleri yükselen güç olmalı; adaptasyon eylemi hızlandırılmalı ve küresel olarak iklim direncinin güçlendirilmesine yardımcı olunmalıdır.

 

İklim değişikliğine daha akıllı, daha hızlı ve daha sistemik bir uyum

İklime uyum eylemleri, herkes için mevcut olan güçlü veriler ve risk değerlendirme araçlarıyla donatılmalıdır - ev satın alan, inşa eden ve yenileyen ailelerden kıyı bölgelerindeki işlere veya mahsullerini planlayan çiftçilere kadar… Bunu başarmak için önerilen strateji, iklimle ilgili riskler ve kayıplar hakkında daha fazla ve daha iyi veri toplanarak oluşturulmalı dolayısıyla adaptasyon konusunda bilgi sınırları zorlanmalıdır. Böylece uyum stratejileri herkesin kullanımına sunulabilir olacaktır. Strateji kapsamında Avrupa adaptasyon bilgi platformu Climate-ADAPT daha fazla geliştirilerek, genişletilerek ve iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini daha iyi izlemek, analiz etmek ve önlemek için özel bir sağlık gözlemi de eklenerek güçlendirilecektir.

İklim değişikliğinin toplumun her düzeyinde ve ekonominin tüm sektörlerinde etkileri vardır, bu nedenle uyum eylemleri sistematik olmalıdır. Avrupa Birliği Komisyonu, iklim değişikliğinin etkilerine karşı dirençlilik kazanma değerlendirmelerini tüm ilgili politika alanlarına dahil etmeye devam edecektir. Uyum stratejilerinin ve planlarının daha fazla geliştirilmesi ve uygulanması, üç yatay kesen öncelik (cross cutting priorities) ile desteklenecektir. Bu öncelikler; uyumu makro-iktisadi politikaya entegre etmek, uyum için doğa bazlı çözümler üretmek ve yerel uyum eylemi oluşturmaktır.

 

Uluslararası boyutta eylemi güçlendirmek

Stratejideki vurgulardan biri de birliğin iklim değişikliğine uyum politikalarının AB’nin iklim değişikliğini azaltım faaliyetlerindeki küresel liderliği ile eşleşmesi gerektiği üzerinedir. Paris Anlaşması, adaptasyon konusunda küresel bir hedef belirleyerek uyum eylemlerinin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine önemli bir katkı sağladığını vurgulamıştır. AB, özellikle Afrika ve Gelişmekte Olan Küçük Ada Devletleri’nde iklime uyuma odaklanarak, alt ulusal, ulusal ve bölgesel yaklaşımları teşvik etmeye çalışacaktır. Uluslararası iklim direncinin ve iklim etkilerine karşı hazırlıklı olma desteğinin, kaynakların sağlanması, eylemleri önceliklendirme ve etkinliklerinin artırılması, uluslararası finansmanın ölçeklendirilmesi ve daha güçlü küresel sözleşmeler yapma ve adaptasyon alışverişi yoluyla arttırılması planlanmaktadır. Uluslararası iklim finansmanındaki boşluğu kapatmak için uluslararası düzeyde ortaklıklar kurulması gerektiği ifade edilmiştir.

 

Avrupa Birliği İklim Değişikliği Uyum Stratejisinin Arka Planı

 Fotoğraf 3: Avrupa Birliği’nin Yeni İklim Değişikliği Uyum Stratejisi Mantığı

 

İklim değişikliği bugün gerçekleşiyor, bu yüzden daha dayanıklı bir yarın inşa edilmelidir. Dünya, en sıcak yıl değerlerinin 8 kez aşıldığı en sıcak 10 yılı henüz tamamladı. Aşırı hava koşullarının sıklığı ve şiddeti artıyor. Bu aşırılıklar, Kuzey Kutup Dairesi'nin hemen yukarısındaki benzeri görülmemiş orman yangınları ve sıcak hava dalgalarından Akdeniz bölgesindeki yıkıcı kuraklıklara, AB'nin en dış bölgelerini bile kasıp kavuran kasırgalardan Orta ve Doğu Avrupa'daki benzeri görülmemiş kabuk böceği (bark betle) salgınları nedeniyle yok olan ormanlara kadar uzanıyor. Çölleşme, biyolojik çeşitlilik kaybı, arazi ve ekosistem bozulması, okyanusların asiditesinin artması veya deniz seviyesinin yükselmesi gibi yavaş başlayan olaylar, uzun vadede eşit derecede yıkıcıdır.

Avrupa Komisyonu, 2013 Stratejisinin 2018 değerlendirmesini ve Mayıs-Ağustos 2020 arasında bir kamuoyu istişaresini takiben, Avrupa Yeşil Mutabakatı konusunda “İklim Değişikliğine Uyum İletişimi” üzerinden yeni oluşturduğu ve eskisine göre daha iddialı olan AB Stratejisini duyurdu. Avrupa İklim Kanunu önerisi uyum konusunda artan iddia ve politik tutarlılığın oluşturulmasını sağlamaktadır. Kanun, Paris Anlaşması'nın 7. Maddesindeki uyuma ilişkin küresel hedefi ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden 13. eylemi AB hukukuna entegre etmektedir. Kanun teklifi, AB ve Üye Devletlerin uyum kapasitesini artırmak, iklim değişikliğinin etkilerine dirençliliğini güçlendirmek ve iklim değişikliğine karşı savunmasızlığını azaltmak için sürekli ilerleme kaydetmesini taahhüt ediyor. Yeni uyum stratejisi, bu ilerlemeyi gerçeğe dönüştürmeye yardımcı olacaktır.

 

Fotoğraf 4: Avrupa Birliği İklim Kanununa göre şehirler

 

Avrupa Birliği’nin Yeni İklim Değişikliği Uyum Stratejisinden Kesitler

İklim Değişikliği Etkilerinin Gerçekliği - Şimdi Harekete Geçme Gereği

İklim değişikliği bugün gerçekleşiyor, bu yüzden yarın daha dayanıklı bir yapı inşa etmeliyiz.

Tüm sera gazı emisyonlarının durdurulması, halihazırda meydana gelen iklim etkilerini yine de engellemeyecektir.

İklim ve aşırı hava koşullarının sıklığı ve şiddeti artıyor.

İklim değişikliğinin etkileri, Avrupa Birliği ülkelerinde ve diğer ülkelerde geniş kapsamlı etkilere sahiptir (küresel olarak, 2019'un en ölümcül felaketi 2500 ölümle Avrupa sıcak hava dalgasıydı).

İklimle ilgili aşırı olaylardan kaynaklı ekonomik kayıplar daha sık artıyor. AB'de bu kayıplar halihazırda yılda ortalama 12 milyar Euro'nun üzerindedir. İhtiyatlı, düşük sınırlı tahminler, bugünün AB ekonomisinin sanayi öncesi seviyelerden 3°C daha sıcak bir küresel ısınmaya maruz kalması durumunda yıllık en az 170 milyar Avro (AB GSYİH'nın % 1.36'sı) kayıp yaşayacağını gösteriyor.

Avrupa, iklim sorununu aşmak için uğraşıyor. AB, 2050 yılına kadar iklim nötr olmayı taahhüt ediyor ve kendisine 1990'a kıyasla 2030'a kadar en az %55 emisyon azaltımı yapma hedefi koydu.

Adaptasyonun önemi küresel olarak giderek daha fazla kabul görmektedir ancak çok sayıda rapor, hazırlık eksikliğini vurgulamaktadır. Küresel Uyum Komisyonu, adaptasyon çözümlerinin çoğu zaman "pişmanlık duymama", yani iklim değişikliği yolundan bağımsız olarak bile takip etmeye değer olduğunu vurgulamıştır. Bu noktada özellikle doğa temelli çözümler ve afet riskini önlemek için çoklu faydaları ve adaptasyonun “üçlü etkisi”  öne çıkmaktadır. Bunlar;

-gelecekte oluşabilecek insani, doğal ve maddi kayıplardan kaçınmak,

-riskleri azaltıp üretkenliği artırmak ve yeniliği teşvik edip ekonomik faydalar üretmek,

-sosyal, çevresel ve kültürel faydalar sağlamaktır.

 

Kuraklık örneği

Değişen iklim nedeniyle, birçok Avrupa bölgesi halihazırda daha sık, şiddetli ve daha uzun süreli kuraklıklarla karşı karşıyadır. Kuraklık kademeli etkiler oluşturabilir. Örneğin; nehirlerdeki ve yer altı sularındaki su seviyelerini düşürür, ağaç ve mahsul büyümesini engeller, haşere saldırılarını artırır ve orman yangınlarını körükler. Avrupa'da, kuraklığın neden olduğu kayıpların çoğu (~ 9 milyar Euro/yıl) tarımı, enerji sektörünü ve kamusal su tedariğini etkilemektedir. Batı ve orta Avrupa'da 2018, 2019 ve 2020 yıllarında yaşanan aşırı kuraklıklar önemli hasara neden oldu. Yalnızca 2018 yılında yaşanmış tarımsal zararlar bile Fransa'da 2 milyar Euro, Hollanda'da 1,4 milyar Euro ve Almanya'da 770 milyon Euro olarak gerçekleşti. 3°C küresel ısınmayla birlikte, kuraklık iki kat daha fazla görülecek ve Avrupa'daki net yıllık kuraklık kayıpları, Akdeniz ve Atlantik Bölgelerindeki en şiddetli etkilerle birlikte yılda 40 milyar Euro'ya çıkacak.

 

İklime Dayanıklı Bir Avrupa Birliği Oluşturmak

Fotoğraf 5: Avrupa Yeşil Mutabakat açısından Doğa Temelli Çözümler mantığını yansıtan bina

 

AB’nin sürdürülebilir bir gelecek için büyüme stratejisi olan Avrupa Yeşil Mutabakatı, yeşil dönüşümün bir fırsat olduğunun ve harekete geçmemenin çok büyük bir maliyeti olduğunun farkına varılması sonucu oluşturulmuştur.

Uzun vadeli vizyon, 2050'de AB'nin, iklim değişikliğinin kaçınılmaz etkilerine tamamen adapte olmuş, iklim değişikliğinin etkilerine dirençli bir toplum olacağı yönündedir.

Avrupa İklim Kanunu teklifi, uyum konusunda daha güçlü iddialar ve politik tutarlılık için temel sağlar. Yeni uyum stratejisi yolu göstermekte ve bu ilerlemeyi gerçeğe dönüştürmeye yardımcı olacak çözümler sunmaktadır. Uyum politikasının sistemik doğası göz önüne alındığında, uyum eylemi Biyoçeşitlilik Stratejisi, Yenileme Dalgası, Çiftlikten Çatala Stratejisi, Döngüsel Ekonomi ve Sıfır Kirlilik -Atık- Eylem Planları, Orman Stratejisi, Toprak Stratejisi, Akıllı ve Sürdürülebilir Hareketlilik Stratejisi ve Yenilenmiş Sürdürülebilir Finans Stratejisi gibi diğer Avrupa Yeşil Mutabakat girişimleriyle entegre bir şekilde uygulanacaktır.

AB, geçtiğimiz yıllarda 2013 Uyum Stratejisi kapsamında dayanıklılığını artırmak için çoktan harekete geçmiştir. Küresel Uyum Komisyonu, AB'yi iklim riskiyle ilgili konuları karar alma sürecine entegre etmede bir öncü olarak kabul etmiştir. Bu yeni strateji; deneyime, iddiaların kuvvetlenmesine, yeni alanları ve öncelikleri kapsayacak şekilde genişlemeye dayanmaktadır.

Avrupa Birliğine Üye Devletler, ana uygulama ortakları olmaya devam edecek – AB düzeyinde daha iddialı ve daha proaktif eylem, uyum ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olacaktır.

Uyum probleminin ciddiyeti, onu tüm devletin ve tüm toplumun çabası haline getirmektedir. Bu strateji, odak noktası ve sağladığı araçlarla özel sektörün riskleri tespit etmesine ve yatırımını uyum ve iklim değişikliğine dirençlilik sağlayan eyleme yönlendirmesine (ve uyumsuzluğun önlenmesine) destek olacaktır.

Bu strateji, adaptasyonu daha akıllı, daha sistematik, daha hızlı hale getirerek ve uluslararası eylemi hızlandırarak 2050 iklim dirençli AB vizyonunu gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu, adaptasyon bilincinin ve planlamasının her bir yerel yönetime, şirkete ve hane halkına ulaşması anlamına gelmektedir; adaptasyon uygulamaları özellikle en çok etkilenenler için çok önemli ve iklim servisi, iklime dirençlilik veya doğa temelli çözümler gibi alanlarda küresel liderlik üstlenmektedir.

 

2.1. Daha akıllı uyum: bilgiyi geliştirmek ve belirsizliği yönetmek

İlerlemeye rağmen, adaptasyon bilgimizde büyük boşluklar var. Mevcut iklim bilgisinin zenginliğini özelleştirilmiş, kullanıcı dostu araçlara dönüştürmek için artan bir talep var. Uyum bilgisinin sınırlarını zorlamalı ve özellikle iklim değişikliğinin etkilerinden kaynaklı ekonomik kayıplar olmak üzere iklimle ilgili daha fazla ve daha iyi veri elde etmeye çalışmalıyız.

 

2.1.1. Uyum konusunda bilginin sınırlarını zorlamak

İklim belirsizliği karşısında karar verme ve eyleme geçme, kararların bilimdeki en son gelişmelere bağlanmasıyla kolaylaştırılabilir. Politika yapıcılar ve bilim adamları arasında, örneğin iki yılda bir yapılan Avrupa İklim Değişikliği Uyum Konferansı gibi yollar aracılığıyla diyaloğu sağlayan etkili ve kapsayıcı yönetişim mekanizmaları geliştirmeliyiz.

AB, Araştırma ve Yenilik Çerçeve Programları, Uzay Programı ve Birlik Sivil Koruma Mekanizması deneyimlerinden yararlanarak bu hedefe ulaşmayı kolaylaştırmak için iyi bir konuma sahiptir. Gelecekteki zararı daha doğru bir şekilde tahmin etmek ve uyum önlemlerini özelleştirmek için modelleme yapma konusunda, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri, eşzamanlı veya ardışık iklim etkilerinden kaynaklanan kademeli etkileri veya Dünya sistemlerindeki devrilme noktalarını anlamak gibi meselelerde ilerlemelere ihtiyaç duyulacaktır.

Yeşil Mutabakat’ın uyum hedeflerine ulaşmak için dijital dönüşüm kritik öneme sahiptir. Karar vermeyi desteklemek için en modern dijital teknolojilerin ve iklim hizmetlerinin kullanımını teşvik etmeliyiz (örneğin, uzaktan algılama, akıllı hava istasyonları, yapay zeka ve yüksek performanslı bilgi işlem gibi). Copernicus İklim Değişikliği Servisi (Copernicus Climate Change Service), veri kullanılabilirliğini artırmaya ve ekstrem olay ilişkilendirme hizmetleri gibi hizmetleri daha da geliştirmeye devam edecektir. Destination Earth ve Digital Twins gibi yeni araçlar, gezegensel, ve yerel ölçekte mevcut veya gelecekteki iklim etkilerini anlama konusundaki anlayışımızı güçlendirmek için büyük umut vaat ediyor. Ayrıca okyanus ölçümleri ve gözlemleri daha da iyileştirilecektir.

İklim değişikliği, ekosistemler ve ekosistem hizmetleri arasındaki karşılıklı ilişkiyi daha iyi anlamamız gerekiyor. Riskleri en aza indirmeyi sağlayan, dayanıklılığı artıran ve yaşamsal ekosistem hizmetlerinin ve özelliklerinin (gıda temini, hava ve su arıtımı, selden koruma, biyolojik çeşitlilik ve karbon yutak alanları gibi…) sürekli olarak sunulmasını mümkün kılan, bilime dayalı sağlam bir ekosistem restorasyonuna ve yönetimine ihtiyacımız var.  

 

2.1.2. İklimle ilişkili daha fazla ve daha nitelikli risk ve kayıp verisi

İklimle ilişkili risk ve kayıplarla ilgili veriler, iklim risk değerlendirmesinin doğruluğunu artırmak için çok önemlidir.

“İklim körü” kararlardan kaçınmak için hem özel hem de kamu sektöründen gelen veriler kapsamlı ve uyumlu bir şekilde kaydedilmeli, toplanmalı ve paylaşılmalıdır.

Komisyon, paydaşlar için iklimle ilgili risk ve kayıp verilerine erişimi kolaylaştıracaktır.

 

2.1.3. Climate-ADAPT'ı Avrupa’nın iklime uyumu için yetkili bir platform haline getirme

İklim bilgi platformları, iklim değişikliğine uyum eylemi için karar vermede giderek artan bir rol oynamaktadır.

Sağlık için iklime bağlı riskler hakkında daha derin bir anlayışa ve bunlara karşı koyma kapasitesine ihtiyacımız var.

 

2.2.1. Uyum stratejilerinin ve planlarının iyileştirilmesi

Uyum stratejileri her düzeyde etkili olmalı ve bilimdeki en son gelişmelere dayandırılmalıdır.

Uyum sürecindeki ilerlemeyi ölçmek için sağlam bir temel oluşturmak adına izleme, raporlama ve değerlendirme gereklidir.

Politik tutarlılıkta uyum eyleminin zayıflamasına neden olacak her türlü yanlışlıktan kaçınabilmek için sistematik olarak uyum hesaba katılmalıdır.

 

2.2.2. Yerel, bireysel ve adil dayanıklılığı teşvik etmek

Yerel düzey, uyumun temelidir. Bu yüzden AB desteği yerel boyutta iklim değişikliği etkilerine karşı dirençliliği artırmaya yardımcı olmalıdır.

AB ve Küresel Belediye Başkanları Sözleşmesi, yerel ve bölgesel makamlara yardımcı olmak için güçlendirilecektir.

Dirençliliğin adaletli ve adil bir şekilde elde edilmesi, iklim uyumunun faydalarının geniş çapta ve eşit bir şekilde paylaşılması için çok önemlidir.

 

2.2.3. İklim değişikliğinin etkilerine karşı dirençlilik eylemlerini ulusal mali çerçevelere entegre etmek

AB'deki ulusal mali çerçeveler, iklim değişikliği ve doğal afetten kaynaklı mali riskleri sadece sınırlı bir ölçüde içermektedir.

Makro-iktisadi dayanıklılık, makul iklim senaryolarını ekonomik politikalara dahil etmeyi ve afet risk yönetiminin anlaşılmasını gerektirir.

İklim adaptasyonu ve dirençlilik hedefleri, AB düzeyindeki COVID-19 pandemisi iyileşme çabalarına dahil edilmiştir.

 

2.2.4. Uyum için doğa temelli çözümlere teşvik etmek

Doğa temelli çözümleri daha geniş ölçekte uygulamak, iklim direncini artıracak ve birden çok Avrupa Yeşil Mutabakat hedefine katkıda bulunacaktır.

Doğa temelli çözümler, sağlıklı su, okyanus ve toprakların sürdürülebilirliği için gereklidir.

AB’nin, iklim değişikliğine uyum ve azaltım, afet riskini azaltma, biyolojik çeşitlilik ve sağlık açısından fayda üretmesi için doğa temelli çözümlere daha fazla yatırım yapması gerekmektedir.

 

Komisyon ne yapacak?

  • Yaklaşan karbon çiftçiliği girişimlerinde hesaplama ve sertifikasyon da dahil olmak üzere karbonu gidermek için doğa bazlı çözümler önerecek;
  • Doğa temelli çözümlerin finansal yönlerini geliştirerek, finansal yaklaşımların ve ayrıca doğa temelli uyumu da kapsayan ürünlerin gelişimini teşvik edecek;
  • Değerlendirmeler, rehberlik, kapasite geliştirme ve AB finansmanı yoluyla üye devletlere doğa temelli çözümleri uygulamaya koymaları için teşvik etmeye ve yardımcı olmaya devam edecektir.

 

2.3. Daha hızlı adaptasyon: Her alanda iklime uyumu hızlandırma

Uyum eylemini hızlandırmak için uygulama eylemi güçlükle başa çıkabilecek kaynaklar gerektirir.

İklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamadaki boşluk geniş ve artıyor, bu yüzden onu daha hızlı bir şekilde kapatmak gerekir.

 

2.3.1. Uyum çözümlerinin yaygınlaşmasını hızlandırmak

Eyleme dönüştürülebilir çözümlere erişimin eksikliği, adaptasyonun önündeki ana engellerden biridir.

Çiftçilerin ve arazi yöneticilerinin iklim riskleriyle başa çıkmasına yardımcı olacak çözümlere acilen ihtiyaç duyulmaktadır.

İklim direnci oluşturan karar destek sistemleri ve teknik tavsiye, daha kolay erişilebilir olmalı ve daha hızlı hale gelmelidir.

 

Komisyon ne yapacak?

  • 'İklim Değişikliğine Uyum' üzerine planlanan Horizon Avrupa Misyonunu ve uyumla ilgili diğer misyonları -bunlara toprak sağlığı, iklim nötr şehirler ve okyanuslar dahildir-uygulayacak;
  • Uyum eylemlerini pratik edenlerin işini kolaylaştırmak adına araç kutusunu zenginleştirmek için hızlı yanıt karar destek araçları da dahil olmak üzere daha ileri uyum çözümlerinin geliştirilmesini destekleyecek;
  • İklim Değişikliğine Uyumu, Natura 2000 güncellemesine, iklim değişikliği kılavuzuna, biyoçeşitlilik dostu ağaçlandırma ve yeniden ağaçlandırma kılavuzlarına ve gelecek Orman Stratejisine entegre edecek;
  • Tohumların üretimi ve pazarlanmasına ilişkin mevzuat önermek de dahil olmak üzere, adaptasyon için genetik kaynakların potansiyelini korumaya yönelik desteğini güçlendirecek;
  • İklime uyum için sürdürülebilir faaliyetler bakımından AB taksonomisini daha da geliştirilecektir.

 

2.3.2. İklime bağlı risklerin azaltılması

İklime dirençli olmaya yatırım yapmak iklime dayanıklı altyapıya yatırım yapmak anlamına gelir.

İklim uyum eylemi, afet riskinin önlenmesi ve azaltılmasına yönelik daha geniş kapsamlı çalışmaları hesaba katarak çarpan etkisi daha büyük bir sinerji haline dönüştürülmelidir.

Avrupa'nın bina stoğunu iklim değişikliğinin etkilerine karşı koyacak şekilde hazırlamak için daha fazlasını yapmaya ihtiyaç vardır.

 

Komisyon ne yapacak?

  • İklime dayanıklı olma kılavuzu geliştirecek ve Avrupa'da ve yurt dışında kullanımını teşvik edecek;
  • AB çapında bir iklim riski değerlendirmesi geliştirecek ve AB afet riski önleme ve yönetiminde iklimle ilgili fikir gelişimini güçlendirecek;
  • AB Sağlık Tehditleri Çerçevesi ve ilgili olduğu hallerde planlanan Sağlık Acil Durum Hazırlık ve Müdahale Otoritesi de dahil olmak üzere, iklimle ilgili sağlık tehditlerine karşı AB düzeyinde hazırlıklı olmayı ve müdahalede bulunmayı ele alacak;
  • Standardizasyon kuruluşlarıyla iklime dayanıklı standartlar için işbirliğini artıracak ve iklime uyum çözümleri için yenilerini geliştirecek;
  • Binaların ve kritik altyapının inşası ve yenilenmesi için uygulanabilir kriterlere iklim direnci fikrinin entegrasyonunu destekleyecektir.

 

2.3.3. İklim koruma (climate-proof) açığını kapatmak

İklim değişikliğine karşı koruma açığı, iklime bağlı afetlerden kaynaklı sigortasız ekonomik kayıplarla ilişkilidir.

Sigortayı, iklim riskleriyle ilgili mali kayıpları absorbe etmek için bir risk transfer mekanizması olarak kullanmak, kriz tepkisinden risk yönetimi ve öngörmeye doğru ilk adım olabilir.

Diyalog ve inovasyon, sigorta rejimlerinin iklim direnci potansiyelini büyük ölçüde artırabilir.

 

Komisyon, Yenilenmiş Sürdürülebilir Finans Stratejisi bağlamında:

  • Avrupa Birliği’ne üye devletlerde doğal afet sigortasının nüfuz etme durumunu incelemeye yardımcı olunacak, bunlar örneğin kılavuzlar yoluyla teşvik edilecek ve Avrupa Sigorta ve Mesleki Emeklilik Kurumu’nun  (European Insurance and Occupational Pensions Authority- EIOPA) ülke düzeyinde değerlendirmelere izin veren doğal afet gösterge tablosunu geliştirmeye davet edecek;
  • Sigortacılar, politika yapıcılar ve diğer paydaşlar arasındaki diyaloğu güçlendirecek;
  • Avrupa Sigorta ve Mesleki Emeklilik Kurumu ile yakın işbirliği kurularak afet risk yönetimi için en iyi finansal araç uygulamalarını belirleyecek ve teşvik edecek;
  • İklim kaynaklı risklerle başa çıkmak için daha geniş çapta finansal araç kullanımının neler olabileceğini ve bunların yenilikçi çözümlerini üretecektir.

 

2.3.4. Tatlı suyun mevcudiyetinin ve sürdürülebilirliğinin sağlanması

Tatlı suyun sürdürülebilir bir şekilde mevcudiyetini sağlamak, iklime dirençlilik kapsamında esastır.

Ayrıca su kullanımını da keskin bir şekilde azaltmamız gerekiyor.

İklim değişikliği su kalitesini de tehdit ediyor.

 

Komisyon ne yapacak?

  • Tematik planların ve su kaynağı tahsisi ve su izinleri gibi diğer mekanizmaların koordinasyonunu iyileştirerek, sektörler ve sınırlar arasında suyun iklime dirençli, sürdürülebilir kullanımının ve yönetiminin sağlanmasına yardımcı olacak;
  • Üretilen ürünler için gereken su tasarrufu miktarını artırarak, su verimliliğini ve tasarrufunu teşvik ederek ve kuraklık yönetimi planlarının daha geniş kullanımını ve sürdürülebilir toprak yönetimi ve arazi kullanımını teşvik ederek su kullanımının azaltılmasına yardımcı olacak;
  • Su yönetimi risk analizlerine iklim değişikliğinden kaynaklı risklerin de dahil edilmesini teşvik ederek, istikrarlı ve güvenli bir içme suyu tedarikini garanti altına almaya yardımcı olacaktır.

 

3. İklim Değişikliğinin Etkilerine Karşı Dirençlilik için Uluslararası Eylemi Güçlendirmek

İklim değişikliğine uyum hedefimiz, iklim değişikliğini azaltmadaki küresel liderliğimizle eşleşmelidir.

AB, özellikle Afrika, Gelişmekte Olan Küçük Ada Devletleri (Small Island Developing States-SIDS) ve En Az Gelişmiş Ülkeler’de (Least Developed Countries- LDCs)  adaptasyona odaklanarak alt ulusal, ulusal ve bölgesel yaklaşımları teşvik edecektir.

AB, her düzeyde iklim adaptasyonu hakkında çalışmak için diğer ülkelerle işbirliği yapma geçmişine sahiptir.

Acilen hem kamu hem de özel kaynaklardan iklim değişikliğine uyum için ek uluslararası finansmana ihtiyaç vardır.

 

Afrika'da iklim değişikliğine uyum

Hem AB hem de Afrika iklim değişikliğiyle mücadele ediyor. Dünya Bankası, yalnızca Sahra Altı Afrika'da bile iklim değişikliğinin 2050 yılına kadar 70 milyona kadar insanın göçünü tetikleyebileceğini tahmin ediyor. AB zaten Büyük Yeşil Duvar Girişimi (Great Green Wall Initiative) gibi doğa bazlı çözümleri de içerecek şekilde daha muhalif bir iklime karşı koyabilmesini sağlamak amacıyla Afrika'ya yardım ediyor.  2014-2019 döneminde AB, bölgede iklime uyumu desteklemek için yaklaşık 3,4 milyar Euro harcadı. Bunların yanı sıra AB, Afrika Uyum Girişimi (African Adaptation Initiative) ve Afrika Risk Kapasitesi (African Risk Capacity) çalışmalarını desteklemektedir. AB, Afrika Araştırma ve İnovasyon Ortaklığını (Africa Research and Innovation Partnership) başlatmıştır. AB, afet riskinin azaltılması için yerel, ulusal ve bölgesel düzeyde uyum ve stratejiler geliştirmek için ortak ülkeleri destekleyecek ve teşvik edecektir. Bölgesel uyumu ve afet risk yönetimini esas alan Afrika girişimlerini desteklemeye ve ilgili kurumlar ile çalışmaya devam edecektir. Bu çabalar, "Avrupa Takımı" yaklaşımından da faydalanarak uyum, kalkınma ve insani yardım arasındaki entegrasyonu sürdürmede etkili olacaktır.

 

3.1. Uluslararası iklim değişikliğine karşı direnç ve etkilerine hazırlıklı olmak için artan destek

Üye ülkelerin iklim değişikliğine uyum sağlamalarının desteklenmesi, kaynakların sağlanması, eyleme öncelik verilmesi ve etkinliği artırmakla alakalıdır.

İklim değişikliği, özellikle zaten kırılgan ve savunmasız durumda olan insanları etkileyen uluslararası istikrar ve güvenliğe yönelik tehditleri çoğaltmaktadır.

Komisyon, küresel olarak iklim direncini artırmaya yardımcı olmak için özel bir yaklaşım benimseyecektir.

 

AB ne yapacak?

  • AB’ye üye ülkelerde, Ulusal Olarak Belirlenmiş Katkı Beyanlarının ve Ulusal Uyum Eylem Planlarının geliştirilmesi ve uygulanması için mevcut desteğini arttıracak; ilgili AB politikalarında ve dış eylem araçlarında ana akım çatışmaya duyarlı, ileriye dönük ve önleyici adımlarla iklim değişikliğinin etkilerine karşı dirençli ve hazırlıklı olma yaklaşımını güçlendirecektir.
  • Avrupa Birliği ülkelerinde yerel yetkililere daha geniş uyum desteği sağlayacaktır. AB'ne Güney ve Doğu’dan komşu ülkeler, aday ülkeler ve potansiyel adaylar da dahil olmak üzere bölgesel programlar geliştirecektir.
  • Ulusal yargı yetkisinin ötesindeki alanların denizel biyoçeşitliliğinin muhafaza edilmesi ve sürdürülebilir kullanımına ilişkin gelecek anlaşmalarda iklim değişikliği ile ilgili konuları dahil edecektir.

 

3.2. İklim direnci oluşturmak için uluslararası finansmanı arttırmak

Özellikle En Az Gelişmiş Ülkeler ve Gelişmekte Olan Küçük Ada Devletleri’nin iklim değişikliğine uyumu ve direnci için yeni ve yenilikçi mali kaynakları tanımlamak çok önemlidir. Küresel çapta kamu ve özel sektör finansmanının yaklaşık % 93'ü azaltıma yönelik iklim eylemi için ayrılmıştır.

AB, iklim adaptasyonuna yönelik mevcut ve yeni mali kaynakların kilidini açmaya yardımcı olmak için ortak ülkelere hedefli destek sağlayacaktır.

 

Avrupa Birliği ne yapacak?

  • AB'nin dış eylem araçları yoluyla ve özel sektör yatırımlarından yararlanarak iklim değişikliğine uyum için uluslararası iklim finansmanını arttırmayı hedefleyecektir.
  • AB’ye üye ülkelerde makroekonomik iklim direncini artırmak için afet risk finansmanı stratejilerinin tasarımını ve uygulanmasını teşvik edecek;
  • Doğa temelli çözümler dahil olmak üzere iklime dirençli yatırımı teşvik etmek için politika ve teşviklerin tasarlanmasında ortak ülkeleri destekleyecek;
  • AB’nin tüm dış yatırımlarının ve eylemlerinin iklim koşullarını iyileştirecektir.

 

3.3. Uyum konusunda küresel katılımı ve alışverişi güçlendirme

Uyum konusunda artan ivme uluslararası düzeyde pekiştirilecektir.

AB, çözümleri paylaşmak için yapılandırılmış diyaloglar yürütme bakımından iyi bir donanıma sahiptir, ayrıca başkalarından öğrenmeye de isteklidir.

İklim değişikliğinin etkileri, sınırlar ve kıtalar arasında zincirleme etkilere sahiptir.

 

Avrupa Birliği ne yapacak?

  • Paris Anlaşması uyarınca AB'nin uyum planlarını ve eylemlerini sunacak;
  • Uluslararası ve bölgesel ortaklarla ve üye ülkelerle birlikte iklim değişikliğine uyum konusunda siyasi katılımı derinleştirecek;
  • AB ülkeleri dışındaki ülkeler için uyum konusunda mevcut bilgi ve araç havuzunu artıracak, Yeşil İttifaklar ve ortaklıklarda iklim değişikliğine uyumu teşvik edecektir.

 

4. SONUÇLAR

Uyum, iklim değişikliğine küresel tepkinin çok önemli bir bileşenidir. AB ve küresel toplum, iklim değişikliğinden kaynaklı etkilerin artan yoğunluğu, sıklığı ve yaygınlığı konusunda şu an yeterince hazırlıklı değil. Özellikle de emisyonlar artmaya devam ettikçe… İklim değişikliğine karşı direncimizi hızlı bir şekilde oluşturmalıyız. Artık artan farkındalık ve kamuoyu endişesinden kitlesel uyum eylemine geçmeliyiz. Bilim camiasından gelen sert uyarıların, Avrupa'da iklim değişikliği etkilerinin artan görünürlüğünün ve Covid-19 pandemisinden kurtulmanın hepsi, iklim değişikliği konusunda harekete geçmeyi ve gelecek nesilleri korumak için mevcut nesillerin mirasını güçlendirmeyi kader belirleyici bir hamle haline getiriyor.

Yeni AB Uyum İklim Stratejisi, iklim değişikliğine karşı dirençli bir düzen oluşturma konusunda daha yüksek bir hedefin yolunu açıyor: 2050'de AB, iklim değişikliğinin kaçınılmaz etkilerine tamamen adapte olmuş, iklim değişikliğinin etkilerine dirençli bir toplum olacak. Bu nedenle, iklim değişikliğine uyum, Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın ve onun dış boyutunun ayrılmaz bir parçasıdır ve önerilen Avrupa İklim Kanunuyla sıkı sıkıya bağlıdır. Yeni Strateji, biyoçeşitlilik gibi diğer politika alanlarıyla sinerjileri artırırken, bizi 2050 iklim direnci vizyonuna doğru ulaştırmak için ekonomi ve toplum genelinde uygulanacak eylemleri hızlandırmayı amaçlıyor. Belirsizliği yönetmek için iklim etkileri ve uyum çözümleri hakkındaki bilgileri geliştirerek bu vizyonu sağlamak üzere çalışacağız. Bunu, uyum planlaması ve iklim riski değerlendirmelerini hızlandırarak; adaptasyon eylemini hızlandırarak; ve küresel olarak iklim direncinin güçlendirilmesine yardımcı olarak gerçekleştireceğiz. Komisyon, stratejinin Avrupa Yeşil Anlaşmasının diğer unsurları ile yakın bir uyum içinde uygulanmasını sağlayacaktır. Komisyon, Avrupa Parlamentosu’nu ve Konseyi'ni bu stratejiyi onaylamaya ve Bölgeler Komitesi ve Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi ile birlikte iklime dirençli bir Birlik oluşturmaya davet ediyor.

Komisyon halka, şehirlere, işyerlerine, sosyal ortaklara ve bölgelere ulaşarak onları bu stratejinin uygulanmasına aktif olarak katılmaya teşvik edecek ve uyum zorluğunun üstesinden gelmek için güçlerini birleştirecektir.

 

Kısa Bir Eleştiri

Avrupa’nın İklim Değişikliği Uyum Stratejisi iklim değişikliğine uyum çalışmalarının görünürlüğünü daha da arttıracaktır. Ancak bu plan çöplüğü oluşturmak anlamına gelmemelidir. Her düzeyde birbirleriyle uyumlu ve her düzeyde uyumun entegre edildiği, sistematik bir yaklaşımla hazırlanmış planlar gereklidir. İklim değişikliğine uyum yaklaşımı adına bu strateji yönlendirici niteliktedir. Fakat Avrupa büyük iddialarda bulunurken politik tutarlılık üzerine ciddi vurgular yapmıştır. Fakat bu konu kesinlikle tartışmaya açıktır. Çünkü Avrupa Birliği’nin Enerji Politikası iklim değişikliği hedefleriyle ne yazık ki hala uyumlu değildir.  Özellikle Fosil Yakıt kullanım süresini uzatma teklifi ve AB Enerji Şartı Anlaşması (Energy Charter Treaty) kesinlikle ele alınıp tekrar incelenmesi gereken düzenlemelerdir. Örneğin “Avrupa’da 2018'de 50 milyar Avro'ya ulaşan fosil yakıt sübvansiyonları, geçtiğimiz on yılda nispeten istikrarlıydı ve 2012'de 53 milyar Avro ile zirve yaptı. 2015'ten bu yana tekrar artmaya başladı ve 2018'e kadar % 6 büyüdü”. Bu ifade Enerji Birliği Yönetişimi ve İklim Eylemi hakkındaki (AB) 2018/1999 Tüzüğü uyarınca Enerji Birliğinin Durumu hakkında 2020 raporuna aittir.

 

 

Fotoğraf 6: Avrupa ülkelerinde fosil yakıta verilen teşvikler

 

Kaynakça

https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_21_663?fbclid=IwAR1oQJJHJuHu74i0gV2JypOlmY3G35dje9bW75pVSk9hs5WUmgasrtymZ9U

24.2.2021 tarihli Avrupa Birliği’nin İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi’ne ulaşmak için tıklayınız.

 

NOT: Fotoğraf kaynaklarına ulaşmak için üzerine tıklamanız yeterlidir.

 

İletişim yazarı: Nuray Çaltı

E-Mail: info@iklimdernegi.org

 

 

 

İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği © 2021