Birleşmiş Milletlerin Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleşen 76. Genel Kurulu’nda dünya liderleri bir araya geldi. 21 Eylül 2021 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan iklim değişikliğine yönelik önemli açıklamalarda bulundu.

 

Covid 19’un önüne belki aşılarla geçebileceğiz ama iklim değişikliği konusunda böyle bir laboratuar çözümü bulunabilmesi söz konusu değildir. Dünya 5’ten büyüktür tespitini iklim değişikliği hususunda da tekrarlıyorum.” diyerek Türkiye’nin iklim değişikliği ve çevrenin korunması konusunda üzerine düşenleri yapacağını dile getirmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında iklim değişikliğinin çeşitli etkilerinden bahsetmiştir.

 

Erdoğan:

“İklim değişikliği altyapıları zorladığı için şehir planlamalarının artık iklim değişikliğinin yol açtığı sonuçlar dikkate alınarak yapılması zorunlu hale gelmiştir. Ormanlarımızın bir yandan arazi kullanımlarıyla diğer yandan yangınlarla yok olmaya yüz tutmasının dünyamızı bekleyen büyük bir diğer tehlikedir.  Artan sıcaklığın etkisiyle genleşen su ve eriyen buzullar deniz seviyelerini son 100 yılda 20 cm yükseltmiştir ve bu rakam dünyanın son 3 bin yıldaki en hızlı artışı ifade etmektedir.”

 

Daha sonra ise Türkiye’nin iklim değişikliğine yönelik önemli adımlarından bahsetmiştir.

 

“Tabiata, havamıza, suyumuza, toprağımıza, yeryüzüne kim en çok zararı verdiyse, doğal kaynakları kim vahşice sömürdüyse iklim değişikliği ile mücadeleye de en büyük katkıyı onlar yapmalıdır. Geçmişten farklı olarak bu defa kimsenin ben güçlüyüm, faturayı ödemem deme hakkı yoktur. Çünkü iklim değişikliği insanoğluna oldukça adil davranıyor; Amerikalı, Asyalı, Avrupalı, Afrikalı, zengin, fakir farkı dinlemeden… Hepimize düşen görev bu tehdit karşısında hakkaniyete dayalı bir yük paylaşımı ile tedbirlerimizi almak, yükümlülüklerimizi süratle yerine getirmektedir. Türkiye olarak bu anlayışla hareket ediyoruz. Paris İklim Anlaşmasına ilk imza atan ülkelerden biriyiz. Ancak yükümlülüklerden kaynaklı adaletsizlikler sebebiyle henüz bu anlaşmayı yürürlüğe koymamıştık. Son dönemde bu çerçevede kaydedilen mesafenin ardından aldığımız kararı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndan tüm dünyaya duyurmak istiyorum. Paris İklim Anlaşmasını atılacak yapıcı adımlara uygun şekilde ve ulusal katkı beyanımız çerçevesince önümüzdeki ay (Ekim ayında) meclisimizin onayına sunmayı planlıyoruz. Glasgow’da yapılacak Birleşmiş Milletler Konferansı’ndan önce Karbon-Nötr bu hedefin ve anlaşmanın onay aşamasını tamamlamayı düşünüyoruz. Yatırım, üretim, istihdam politikalarımızda köklü değişikliğe yol açacak bu süreci 2053 vizyonumuzun ana unsurlarından biri olarak kabul ediyoruz. Tabii iklim değişikliği ile ilgili başka adımlarımız da var. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’na uyum için gereken eylem planını hazırlayarak geçtiğimiz aylarda devreye aldık. Emine Erdoğan (eşi) öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık Projesi ile geri kazanım oranımızı 3 yılda 9 puan arttırdık. Orman varlığımızı 20,8 milyon hektardan yaklaşık 23 milyon hektara yükselterek yutak alanlarımızı çoğalttık. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimi içindeki payını %53’e çıkardık. Sanayimizi temiz üretim faaliyetlerine uygun hale getirmek için teşvik veriyoruz. Bu faaliyetlerimizi gereken finansman desteğini alarak daha ileriye taşımaya kararlıyız. Türkiye iklim değişikliği ve çevrenin korunması konusunda üzerine düşenleri yapacaktır” demiştir.

 

 

BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (BMİDÇS) 2015 yılında Fransa’nın Paris şehrinde yapılan 21. Taraflar Konferansı sırasında imzaya açılan Paris Anlaşması'na bugüne kadar 197 ülke imza atmıştır. Anlaşmanın hedefi bu yüzyılın ortasına kadar sıcaklıkları olabildiğince 2oC’nin altında tutmak ve mümkün olduğunca 1,5oC’de sınırlandırmaktır. Anlaşmaya imza atan ülkelerin 191'i anlaşmaya taraf olarak süreci tamamlamıştır fakat Eritre, İran, Irak, Libya, Yemen ve Türkiye anlaşmayı henüz onaylamadıkları için anlaşmaya taraf değildir.

 

Not: Fotoğraflar Ak Parti’nin Twitter adresi üzerinde alınmıştır.

İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği © 2021